ÇOCUK SAHİBİ OLMAK

Çocuk sahibi olmak, bir insanın yaşayabileceği en tatmin edici duygu olsa gerek. Bu duyguyu ne aşk ile ne de anne-baba-kardeş sevgisi ile mukayese etmek mümkün değil.

Ebeveyn olabilme şansına erişen her bireyi  ayakta tutan sevgidir aslında. Dünyaya geldiğinde aileni sevmeye başlarsın, büyürken bir sürü arkadaşın olur onları sevmeye başlarsın, daha da büyürsün belki aşık olursun, evlenirsin. Evlilik! Gerçekten mutlu son evlilik midir?

Bence öyle olduğunu zannederiz. Ta ki bir evlat sahibi olana kadar. İşte asıl mutlu son  O’dur.

O’nun varlığı, ebeveyn olana kadar yaşadığınız hiçbir şeyin yarattığı duyguyu yaşatmamıştır. İşte bunu fark ettiğiniz an, gerçekten o zamana kadar, ne kadar eksik yaşadığınızı anlıyorsunuz. Küçücük bir insanın yüreğinizde ne kadar büyük bir yer kapladığını tarif edebilecek bir kelime bulamıyorsunuz.

Çocuk büyüdükçe dertleri de büyür derler ya, büyüyen dert değil de yaşlanan bizleriz. Hayatımız boyunca yaşadığımız kaygıları, sorunları daha doğrusu bütün olumsuzlukları sanki çocuklarımızda yaşamak zorundaymış endişesiyle, onların hayatlarına yön vermeye, tercihlerini değiştirmeye, seçimlerini eleştirmeye, aslında böyle yapsan daha iyi olur cümlelerine başvurarak, onların birey olmasının ya da tek başına bazı kararları alma becerilerinin önüne duvarlar örmeye başlarız. Düşünsenize daha küçük bir çocukken oyuncak almaya gittiklerinde, bizim tahmin bile edemeyeceğimiz hayallerini, ben senin yerinde olsam başka bir oyuncak seçerdim diyerek altüst ederiz.  Siz sadece bir araba görürsünüz, halbuki o arabayı çocuğunuz çoktan diğer arabalarla yarıştırmaya başlamıştır zihninde. Sizin gördüğünüz bir bebeğin, adını bile düşünmüştür oysa daha sahip bile olmadan.

İşin aslı, hayaldir onların dünyasının en büyük eğlencesi. En güzel hayaller çocukken kurulmaz mı, düşünsenize çocukken kurduğunuz hayalleri ya da gerçekleştirebildiğiniz hayallerinizi. Bırakın onlarda hayal kursunlar. Siz hayallerine ortak olmaya çalışın. Kimi zaman oyun hamurundan birlikte yemekler yapın, doktorunuz çocuğunuz olsun, parka gittiğinizde bir salıncakta da siz sallanın. Ne kaybedersiniz ki?

Çocuk sahibi olduğumuzda, tabi ki onları iyi birer birey olarak yetiştirmeyi ve topluma kazandırabilmeyi isteriz. Ama unutmayın, onlarda hayallerini gerçekleştirmeyi istesinler ve bu hayallere sizleri de ortak etsinler.

Biz nasıl ki anne baba olmayı hak ediyorsak, onlar da çocuk olmayı hak etmiyorlar mı? Çocuk sahibi olmak demek, birer robot yaratmak değildir! Bu yüzden onlara, onlarla vakit geçirerek fikirlerini özgürce ifade edebildikleri ortamlar yaratın. Konu her ne olursa olsun fikirlerine danışın, seçme şansı verin, tabi ki eleştirin ama çözüm önerilerinizi de ekleyerek yapın bunu. Sorgusuz sualsiz eleştirilen bireylerde özgüven eksikliği en belirgin özelliktir. Girişimci ruhları asla ortaya çıkmaz, hep birilerinin desteğine ihtiyaç duyarlar. Onların gerçekten çocuğunuz olduğunu anlamasına izin verin.

Yani aslında bütün mesele çocuk sahibi olmak değil, iyi birer ebeveyn  olmaktır.

Yazar: Gülhan VAN

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir